setenay ozsoy

Ask for more      interior architecture and environmental design student

Bu fotoğrafa denk gelmem O’nunla tanışmamla aynı şansın eseri bence. Çocuk gazeteyi bıraksın da ben alayım diye sabırsızca beklerken, bir anda bir el çocuğun yavaşça bıraktığı gazeteye atıldı. Küfürler, sövmeler derken sigaraya çaya gömülmeyi yeğledim. Gazeteyi kapan elin sahibi çoktan basamaklarda en ön sırada kendine yer açmış bir çay söylemişti. 
Telefona gömülü ben önümdeki kıpırdanmalardan bir hayli rahatsız olmuş olacağım ki bir zahmet kafamı kaldırıp önüme baktım. Gazetemi çalan elin sahibi önümdeki basamakta sağa yaslanmış oturuyordu. Gazetemi aldığı yetmezmiş gibi bir de önüme oturmuş manzaramı kapatıyordu. Beş dakikaya kalkarım diyip telefona gömülmeye çalışırken gazetemi çalan el benden umarsızca çakmak istedi. Pek ala verdik çakmağımızı da teşekkür edip yaktı sigarasını. Son çayımı içip kalkayım ben yahu modunda çayımı fondipleme çabası içine girmişken mustafa abi’nin al yeğenim çayını diyip çayı bana uzatmasını, bıyıklarının altından gülerek izleyen gazetemi çalan elin sahibi, minik bir atak ardına duraksamayla “bir karikatür var ya bilir misin” diyerek bütün cesaretiyle konuşmaya başladı.


Fotoğraf ne alaka derseniz, bu fotoğrafı gördüğümde,Tramvayın camından yarı net gördüğüm, Soldaki parapetin üzerinde bağdaş kurmuş beni beklerken ki hali geldi gözümün önüne. 

bu da benim bir senenin ardına yazdığım temmuz düşüngüm olsun!

Bu fotoğrafa denk gelmem O’nunla tanışmamla aynı şansın eseri bence. Çocuk gazeteyi bıraksın da ben alayım diye sabırsızca beklerken, bir anda bir el çocuğun yavaşça bıraktığı gazeteye atıldı. Küfürler, sövmeler derken sigaraya çaya gömülmeyi yeğledim. Gazeteyi kapan elin sahibi çoktan basamaklarda en ön sırada kendine yer açmış bir çay söylemişti. 

Telefona gömülü ben önümdeki kıpırdanmalardan bir hayli rahatsız olmuş olacağım ki bir zahmet kafamı kaldırıp önüme baktım. Gazetemi çalan elin sahibi önümdeki basamakta sağa yaslanmış oturuyordu. Gazetemi aldığı yetmezmiş gibi bir de önüme oturmuş manzaramı kapatıyordu. Beş dakikaya kalkarım diyip telefona gömülmeye çalışırken gazetemi çalan el benden umarsızca çakmak istedi. Pek ala verdik çakmağımızı da teşekkür edip yaktı sigarasını. Son çayımı içip kalkayım ben yahu modunda çayımı fondipleme çabası içine girmişken mustafa abi’nin al yeğenim çayını diyip çayı bana uzatmasını, bıyıklarının altından gülerek izleyen gazetemi çalan elin sahibi, minik bir atak ardına duraksamayla “bir karikatür var ya bilir misin” diyerek bütün cesaretiyle konuşmaya başladı.

Fotoğraf ne alaka derseniz, bu fotoğrafı gördüğümde,Tramvayın camından yarı net gördüğüm, Soldaki parapetin üzerinde bağdaş kurmuş beni beklerken ki hali geldi gözümün önüne. 

bu da benim bir senenin ardına yazdığım temmuz düşüngüm olsun!

— 18 saat önce

şöyle temiz bir aşık olsak? Lakin vakit yok!

şu temmuz son bulsa da İstanbul’da alsak soluğu. Ada’ya gitsek, mustafa abi’ye gitsek. Pınar’a kavuşsam! Canberk’in ve Kazım’ın muhabbetine doysam! yapacağım çok şey var lakin İstanbul’a doymadan gidersem bu kadar süre dayanamam! 

— 2 notla 1 gün önce
thepurekid:

Backstage at Dolce&Gabbana Fashion Show 2014.

iki sezondur nefes kesiyor dg

thepurekid:

Backstage at Dolce&Gabbana Fashion Show 2014.

iki sezondur nefes kesiyor dg

— 131 notla 2 gün önce
k-a-t-i-e-:

Prague, 1994
Gueorgui Pinkhassov

k-a-t-i-e-:

Prague, 1994

Gueorgui Pinkhassov

— 27 notla 3 gün önce
dimostheniskapa:

Assos.Kefalonia



on the other side of the water, another assos :) breathtaking..

dimostheniskapa:

Assos.Kefalonia

on the other side of the water, another assos :) breathtaking..

— 49 notla 1 hafta önce
dezeen:

André Chiote illustrates Brazil’s World Cup stadiums

dezeen:

André Chiote illustrates Brazil’s World Cup stadiums

— 187 notla 1 hafta önce

Steve GildeaPlanetary Suite, circa 1990

(Kaynak: jonyorkblog, showslow gönderdi)

— 301145 notla 1 hafta önce